Kucağımızda bulduğumuz durum Erdoğan ve AK Parti değil. Devleti kimin kontrol edeceği, bizlere hangi gücün hükmedeceği meselesidir. Halk bugün Erdoğan demiş, yarın kimi seçeceğini yalnızca sandığa giden seçmen bilir ve buna yalnızca halk karar verir. Ne demiş ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK: "Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir."
Şimdi bize diyorlar ki!!!
Sizi Mısır yapacağız, sizi Libya, Suriye yapacağız diyenler bunun için en uygun silah neyse kınına konulmuş PKK'yı yerinden çıkardılar ve bize doğrulttular. Böyle süreçlerde fırsat bu fırsat deyip DHKP-C ve benzeri örgütler de hortlamış oldu. Aynı kanallardan destek alan bu örgütler de silah olmakta ve devletimize, milletimize kafa tutmaktadırlar. Durum esasen bu kadar net ve açıktır.
Bugün Türkiye'de bu güç odaklarının temsilcileri nasıl HDP + PKK sözcülüğüne ve koruyuculuğuna soyunmuş aşikardır. Erdoğan düşmanları da siyasi duruşları gereği ses çıkaramadıklarından, terör örgütü ve yancı partileri ile aynı safta yer almakta, bu durumu marifet saymaktadırlar.
Bir yangın var, büyük bir yangın. İtfaiye gelmiş söndürmeye çalışıyor. Mal sahibi söndürmeye çalışan adamı durdurmuş; "Benim senle hesabım var, önce hesabı görelim sonra söndür" diyor.
Şimdi bir olmak, birlik olmak, iri olmak, diri olmak zamanıdır. Hangi dil, hangi din, hangi ırk, hangi etnik gruptan olursa olsun bir olmak zamanıdır. Biz Türkiye'yiz, biz Türkleriz; Batı'nın ezelden beri tir tir titrediği, yedi cihana hükmetmiş bir ecdadın torunlarıyız. Tek yürek olalım ve bu yangını söndürelim.




.png)


